İletişim için administrator [at] piranhalar [nokta] com adresini veya alttaki iletişim formunu kullanabilirsiniz.

Yorum ve sorularınızı iletin.

* Zorunlu Alan

Piranha BeslenmePiranhalar hususunda bilinen en büyük yanlış; kayıtsızca her şeye saldırdıkları, yedikleri ve kana susamış birer canlılar olduklarıdır. Bu kesinlikle doğru bir tanımlama değildir, asla zevk için öldürmezler. Bu yüzden piranha akvaryumlarında başka balıkların da yüzdüklerini görmek sizleri şaşırtmasın.

Özellikle amazon için hayati önem taşıyan görevleri vardır. Bunlardan en önemlisi leşleri hızlı bir şekilde tüketerek etrafa yayılacak hastalık, mikrop vb. şeylerin önüne geçmiş olurlar. Beslenme açısından sınır tanımadıkları ve ayrım yapmadıkları tek zaman kuraklık zamanıdır. Sağlam olsun olmasın yiyebilecekleri her şeye hatta kendi türlerine bile saldırıp bu zorlu dönemi atlatmaya çalışırlar. Onun haricindeki dönemlerde büyük ve sağlıklı balıklara pek rağbet etmezler genelde kendilerine daha iyi fırsatlar ararlar.

Serrasalmus cinsi piranhalar yapı itibarı ile sürü halinde dolaşmayı pek sevmeyen balıklardır. Serrasalmus spilopleura, serrasalmus maculatus ve serrasalmus geryi’lerin ise çok büyük olmayan sürüler oluşturdukları bilinmektedir. Bunları istisna olarak niteleyebiliriz. Ailenin çoğunluğunu oluşturan türler ise genelde asalak bir beslenme tarzını seçerler. Özellikle büyük balıkların protein yönünden zengin olan kuyruk ve yüzgeçleri ile beslenirler ama uygun fırsatları da yakaladıkları takdirde değerlendirirler. Tabi bu türler, ülkemizde çok az akvaryum hobicisinde bulunan balıklardır. Genelde tanklarında tek olarak beslemektedirler.

Yukarıda ki bölümde anlattığım genel olarak beslenme karakterleri ve doğal ortamlarındaki beslenme şekli idi. Şimdi ise akvaryum ortamında nasıl sağlıklı besleyebiliriz ona gelelim.

Akvaryum Ortamında Beslenme

Bu konuda canlı yem her zaman bir tartışma konusu olsa da bunun bu balıklar için bir gereksinim olduğu unutulmamalıdır. Balıklar, doğallıklarını sergilemeleri açsısından canlı yeme ihtiyaç duyarlar. Bu daha çok akvaristin kendi tercihidir. Canlı yem verip vermemek akvaristin kararına kalmıştır.

Genel olarak diyetlerinde tavuk eti, hindi eti, dana yüreği her zaman bulunur. Alabalık ve sazanlar da parçalara ayrılarak menüye dahil edilebilir. Parçalayarak yedikleri için kıyma verilmesi uygun bir tercih değildir. Çok sık olmamak kaydı ile karides ile beslenebilirler.

Deniz ürünleri ile beslemek pek uygun değildir balıkları yağlandırmadan tutun, tuzdan ileri gelen hazımsızlık sorunlarına kadar bir dizi olumsuzluk ile karşılaşabilirsiniz. Ancak haşlanmış ve iyi temizlenmiş, yıkanmış karidesler sık olmamak kaydı ile verilebilir. Balıkların renkleri için iyidir, protein değeri açısından zengindir.

Kuş, fare, kedi gibi besinleri vermek zaten hiç uygun olmayan bir davranış şekli olmakla birlikte gerekte yoktur. Ayrıca hamster ve fare gibi canlıların her zaman için virüs ve bakteri taşıyabileceklerini de unutmamak lazım.

Hasta ve ölü balıkları da vermek de potansiyel tehlikedir. Tankın durumu gayet steril, balıklar da sağlıklı olabilir ve hastalıklara da bünyeleri gereği mukavemet edebilirler. Ama riske girmeye gerek yoktur. Özellikle ölüm sebebini tam bilmediğiniz canlıları akvaryumcudan alıp ya da çevreden piranhalarımızın yemesi için getirilen ölmüş canlılarda bu durumu dikkate almak gerekir.

Pek çok piranha sever özellikle kolay ve ucuz olduğu için japon balığını yem olarak tercih eder ama bu sağlıklı bir tercih değildir. Bu balıklardaki “Thiaminase” enzimi balıkların B vitamini metabolizmasını bozmaktadır. Japon balığı yem olarak tercih edilecekse yemlere karıştırılarak ya da akvaryum suyuna enjekte ederek vitamin B kompleksi verilmesi gerekecektir.

Yavruluktan Erişkinliğe

Piranha üretimi kolay olmadığı için lespistes, moli vb. canlılar gibi tanklarımıza çok ufakken ziyaret etme olasılıkları çok zayıftır. Genelde pet shoplardan 2-3-4 cm den itibaren bulunurlar. Bundan daha ufak boyları ise özellikle doğduktan hemen sonra artemia ve yumurta sarısı 1 cm civarında ise tubifex gibi besinler ile besleyebiliriz.

Tavuk, dana yüreği, uygun boylarda halka halinde alabalık, sazan, karides ve piranhaların boyuna göre canlı yemler (isteğe bağlı). Özellikle yavru piranhaları iyi beslemek gerekmektedir, bu hem ileride alacakları renkleri açısından, hem de bu boylarda hızlı bir gelişim gösterdikleri için gereklidir. Özellikle 10 cm den sonra günlük beslenme periyodlarının yerini 1 günlük 2 günlük aralar şeklinde düzenlemek yerinde olacaktır. Bu ayrıca sindirim sistemleri içinde oldukça faydalı olacaktır. Doğada da her zaman yiyecek bulamadıkları göz önüne alınmalıdır.Özellikle 15 cm ve sonrası için beslenme aralığını 3-4-5 günlük aralıklar şeklinde yapmak mümkün olabilmektedir. Ayrıca dorsum bölgelerinde (sırt yüzgecinin önünde) depolanan yağ stokları ile de uzun süreler (3-4 ay) aç kaldıkları opefe.com da yapılmış deneyler neticesinde ispatlanmıştır.

Bazı piranhacılar balıklarını kuru yemler ile de beslemektedir. Özellikle tercih Tetra discus yemidir. Bunu alışkanlık haline getirip ana menünün bir parçası haline sokmak son derece sakıncalıdır. Bu balıkları doğallıklarından uzaklaştıracak ve kolay beslenme yoluna itecektir. Çok zorunlu haller dışında vermemenizi tavsiye etmiyorum.

Buraya kadar piranhaların doğada nasıl beslendiklerini, özellikle bize ilgilendiren kısmı olan akvaryum ortamında hangi besinler ile nasıl beslendiklerini anlatmaya çalıştım. Son olarak tavsiyelerim sürekli yem çeşitliliği yapmanız ve mümkün olduğunca habitatlarına uygun tarzda beslenme şeklini seçmeniz olacaktır.

, , , , , ile etiketlendi

Piranha BeslenmePiranhanızı ne tür yemler ile beslemelisiniz? Bu soru, hobiye yeni başlayanların, hatta bir süredir piranha besleyenlerin sıkça sorduğu bir sorudur. Piranhanızın yararına olacak tek bir tür yemi sınıflandırmak, piranhaların doğal ortamlarında çeşitli türden gıdalar tükettikleri göz önünde bulundurulduğunda zordur. Piranhaların doğal gıdaları solucanlardan başlayarak, böcekler, örümcekler, kuşlar, memeliler olarak devam edip gider.

Evlerimizdeki akvaryumlar ise günlük menülerini daha kısıtlı bir diyete indirgemektedir. Buradaki amacım , piranhaları besleyebileceğiniz yemler ile ilgili bir tavsiye listesi oluşturmaktır. Hatırlatmam gerekir ki, önerdiğim besinler listesi, başarı için bir altın kural olarak veya bir ilke olarak düşünülmemelidir. Bu, sadece 40 yılı aşkın süredir piranhalarımın üzerinde başarılı olarak uyguladığım bir besleme yöntemidir. Bu listenin çoğu deneme yanılma ile oluşturulmuştur. Yemeyi reddeden bir piranha bile, bu yemlerden bazıları kullanılarak yem yemeye ikna edilebilir.

Piranhaların Beslenme Doğası

Piranha besleyenlerin en çok karşılaştığı problemlerden bir tanesi de yeni aldıkları balıklarının yem yemeyi reddetmesidir. Bu problem, düşünülenden daha sık ortaya çıkar. Piranhalar doğaları gereği çok çekingen bir yapıya sahiptir ve akvaryum ortamlarındaki yeni değişikliklere direnç gösterirler. Yeni çevrelerine adapte olana kadar genellikle bir kaç gün yemezler. OPEFE’de yapılan deneyler (1994-1996 yıllarında yapılıp, yayınlanmamıştır) piranhaların 3-4 aya kadar yemeden yaşayabildiklerini göstermiştir. Dorsum bölgelerinde (sırt yüzgecinin önünde) depolanan yağ stokları ile yaşarlar. Güney Amerika, besinin sınırlı olduğu kurak mevsimlere sahip olduğundan, piranhalar doğal olarak böyle bir yeteneğe sahiptir. Wild olarak (doğadan) yakalanmış piranhalarda dorsum bölgesinin zayıflayıp büzüştüğü veya hastalık sonucu işe yaramaz hale geldiği gözlemlenmiştir. Akvaryum ticareti için ithal edilen Pygopristis denticulata gibi bazı türlerin dorsum bölgesi iyice zayıflamış durumdadır ve bu türler çok uzun süreler yaşamazlar. Catoprion mento gibi bazı türlerin canlı tutulması için beslenmelerinde balık pulu haricinde, çeşitli yem varyasyonları da kullanılmalıdır.

Piranha BeslenmeOPEFE sayfalarında bu avcı hayvanların doğal ortamlarında neler yediği hakkında bazı argümanlar mevcuttur. Bazı sayfalarda, beslenebilecekleri yemler ile ilgili de bilgi verilmiştir. Ben de bu sayfada işe yaramış olan yemleri belirteceğim. Öncelikle, piranhaların ilk zamanlarda yemi reddettikleri aklınızda bulunsun. Bunun birçok nedeni olmasına rağmen, diğerlerine göre daha baskın olan neden, balıkların doğal olmayan ortamda yani ev akvaryumunda bulunmasıdır. Bunu aklımızda bulundurarak, piranhanıza uygun olacak yemleri keşfetmeye başlayalım. Piranhalara canlı balık verilebilir, ama hastalıklar ve parazitlerle ilgili problemler bu faktörde rol oynar. OPEFE canlı balık ile beslemeyi teşvik etmediği gibi besleyeni de caydırmaz. Bu olay, yırtıcı hayvanı besleyen kişiye bağlı olan bir seçim meselesidir. Bir konuya değinmeliyim. Japon balıklarının (gold fish [Carassius türleri]) doğası gereği mantar hastalığı problemleri vardır ve bu balıklar bilindik thiamine inhibitörüdürler (yavaşlatıcı, engelleyici). (Thiamine [B1] büyümeyi düzenlemede ihtiyaç duyulan önemli bir vitamindir.) Bu tip balıkla beslemek niyetindeyseniz, hatta dondurulmuş balık ile bile olsa akvaryum suyuna vitamin B kompleksi ekleyin. Bazı akvaryum ilaç firmaları bu vitamin takviyesini sunmaktadır.

Yiyecek Listesi

Piranha BeslenmeTaze olarak dondurulmuş yem daha iyidir. Piranhalarınızın boyutuna göre, pul ve pellet yemleri yemeleri teşvik edilebilir.

Pygocentrus; Dana yüreği (tüm yağını çıkarttıktan sonra balığın büyüklüğüne göre iri parçalar halinde besleme yapılabilir), dondurulmuş balık, dondurulmuş karides, dondurulmuş yengeç, dondurulmuş deniz alası, dondurulmuş bluegill (Amerika’daki çoğu ırmak ve gölde sıkça bulunan bir tür tatlı su balığı), temizlenmiş toprak solucanları ve böcekler ile beslenebilir.

Serrasalmus; Dana yüreği (tüm yağını çıkarttıktan sonra balığın büyüklüğüne göre iri parçalar halinde besleme yapılabilir), içinde balığın yüzgeçlerini de barındıran dondurulmuş balık, dondurulmuş karides, dondurulmuş yengeç, dondurulmuş deniz alası, dondurulmuş bluegill (Amerika’daki çoğu ırmak ve gölde sıkça bulunan bir tür tatlı su balığı), temizlenmiş toprak solucanları ile beslenebilir. Bazı türler (S. Rhombeus) kuş yemi ve böcekleri de kabul eder.

Pristobrycon; Dana yüreği (tüm yağını çıkarttıktan sonra balığın büyüklüğüne göre iri parçalar halinde besleme yapılabilir), içinde balığın yüzgeçlerini de barındıran dondurulmuş balık, dondurulmuş karides, dondurulmuş yengeç, dondurulmuş deniz alası, dondurulmuş bluegill (Amerika’daki çoğu ırmak ve gölde sıkça bulunan bir tür tatlı su balığı), temizlenmiş toprak solucanları ile beslenebilir. (Bazı türler kuş yemini de kabul eder.)

Pygopristis; Kurutulmuş muz, ceviz (dilimlenmiş), brezilya kestanesi (dilimlenmiş), muhabbet kuşu yemi, dondurulmuş balık, dondurulmuş karides, dondurulmuş yengeç, temizlenmiş toprak solucanları ve ufak parçalar halinde dana yüreği (yağsız) ile beslenebilir.

Cataprion mento; Canlı balık (pulları ile beraber), önceden pişirilmiş dondurulmuş karides, ufak balık eti parçaları, sinekler ve cırcır böceği ile beslenebilir.

Metynnis türleri; Canlı balık (guppy), karides, böcekler, ince şeritler halinde kesilmiş yağsız dana yüreği ve hazır akvaryum pul yemleri ile beslenebilir.

Daha önce de belirtildiği üzere yukarıdaki liste sadece bir kılavuz olmakla birlikte, sizler balığınızın hangi durumda olduğuna en iyi karar veren kişiler olmalısınız. Yeni ithal edilmiş balıkların beslenmesi zordur, bazen neyin işe yarayacağını deneyerek bulmanız gerekir. Yem yemeyen piranhamın hangi yemi kabul edip etmeyeceğini anlamak için, bahçemden sıkça etrafta bulunan böcekleri toplamıştım (güve dahil). Bazen yiyorlar, bazen de yemiyorlar. Bu uçan yaratıkların böcek zehirine veya ilacına maruz kalmamış olmasına dikkat edin. Başarılı bir yemlemenin anahtarı paniklememek ve yeni yemler denemektir.

İçerisinde katkı maddesi bulunan hamburger, hotdog, tavuk, jambon dilimleri ve buna benzer yiyecekler ile besleme yapmayın. Bu tip yiyecekler akvaryumu çok çabuk bir şekilde kirletecek ve ileride muhtemelen bağırsak ile ilgili sorunlara sebebiyet verecektir.

Referanslar: OPEFE araştırma dosyaları (1994-2000)

Kaynak: www.opefe.com

Çeviri: Barış Uzmay

, , , , , , , , , ile etiketlendi

Akvaryum AydinlatmaAkvaryumlarda aydınlatma kapak içine monte edilen florasan veya ampul ile yapılır. Ayrıca cam üstünden özel yansıtıcılı sistemler de kullanılır. Aydınlatma balıklar ve bitkiler için çok önemli bir faktördür. Peki aydınlatma için herhangi bir ampul veya florasan kullanılabilir mi? Hayır. Akvaryum için kullanabileceğimiz özel florasanlar vardır. Örneğin; “Grolüx”. Bu florasan, özellikle bitkiler için çok gereklidir. Tatlı su akvaryumlarında grolüx kullanmak şart gibi bir şeydir. Bir diğer florasan ise “Sun Light” tır. Sun light yapay gün ışığıdır. Bitkili ve balıklı bir akvaryumda öne grolüx arkaya da sun light koyarak iki florasan ile aydınlatma yapmak hem balıklarınızın renklerini daha canlı gösterir hem de bitkilerinizin fotosentez yapması için gerekli olan ışığı sağlar. Bunun yanı sıra iyi aydınlatılmış bir akvaryumda; bitkiler daha iyi büyür, balıklar daha sağlıklı olur, hatta yavru balıklarınız daha sağlıklı ve hızlı büyür.

Işıklandırma için dikkat edilmesi gerekenler

Akvaryuma günde en az 8-10 saat aydınlatma yapılmalıdır. Bunun için zaman ayarlı sayaçlar kullanılabilir. Kapak ve sistem suya karşı korunaklı ve paslanmaz olmalıdır. Elektrik kaçakları olumsuz sonuçlara neden olabilir. Florasanlar bir süre sonra ışık şiddetini azaltırlar içlerinde bulunan gaz en fazla 6-8 ay arasında yansıtma işini daha az yapmaya başlar ve 12-15 ay arasında sönük bir ışıklandırma yapar. Bu sebeple florasanlar akvaryumlarda en fazla bir sene kullanılmalı ve yeni florasanlar takılmalıdır. Işığın akvaryum içinde her yere yeterli derecede gitmesi için akvaryum yüksekliği en fazla 60-70 cm olmalıdır daha yüksek akvaryumlarda florasan kullanımı yeterli derecede ışık sağlamaz. 60-70 cm den yüksek olan akvaryumlarda florasan sayısı arttırılabilir yada “Cıva Buharlı Lamba (HQL)” kullanılabilir.

Aydınlatma Çeşitleri

(Bu başlık İstanbul Akvaryum Kulübü web sitesinden alınmıştır)

1) INCANDESCENT Lamba (Bildiğimiz Ampul): Evlerde kullandığımız ampuller ilk yatırım maliyeti düşük fakat genel olarak verimsiz lambalardır. Bu tip lambalardan çıkan ışığın rengi 2800 K (Kelvin) den aşağıda ve kırmızı dalga boyuna yakındır (yani bol ısı üretir). Genellikle düşük verimli olmaları ve yaydıkları ışık renkleri (spektrum) açısından çok fazla tavsiye edilmez. Sadece, eğer akvaryumu aydınlatan diğer lambaların ışık spektrumunda kırmızı ve kırmızı ötesi renkler bulunmuyorsa ek lamba olarak kullanılabilir. (Örneğin cool white florasan ile birlikte). Halojen ile birlikte renk renderleme faktörü yüksek olduğundan dolayı estetik aydınlatmada kullanılabilir. Çıkardıkları sıcaklığa dikkat edilmelidir. Halojen lamba ile birlikte ömürleri diğer lambalara göre kısadır. (Ortalama 1000-2000 saaat)

2) HALOJEN Lambalar: Halojen lambalar ışık özellikleri ve tipi açısından ampullere benzer. Biraz daha verimlidirler. Yaydığı ışığın rengi 3000 Kelvin civarında olup daha beyazdır. İlk kurulum maliyetleri daha yüksektir. Bütün diğer özellileri ampul ile aynıdır.

3) FLORASAN Lambalar: Değişik ışık renklerinde , güç ve tipte bulunabilirler. Verimleri yüksektir. Çok az sıcaklık yaydıkları için akvaryumun sıcaklığını yükseltmezler. Ömürleri yüksektir. (Ortalama 10000-20000 saat arası) İlk kurulum maliyetleri fazla olsa da işletme maliyetleri daha düşüktür. Florasan seçimi yapılırken daylight veya sıcaklık derecesi 5000K veya daha yüksek sıcaklık seçimi yapılması tavsiye edilir.

Bitkiler açısından kullanılması tavsiye edilebilecek lambalar şunlardır:

OSRAM Lumilux Plus: Kar beyazından sarımsı kreme kadar değişik renk seçeneği mevcut. Avrupalı akvaristlerce çok tavsiye edilen bir ampul. Kaliteli bir üretime sahip.

OSRAM Fluora: Geliştirilmiş gro-lux tarzı ampul diyebiliriz. Ev içi bitkileri için kullanılır. Akvaryumda diğer ampullerle beraber iyi sonuç verir.

Philips Aquarelle: Philipsin ürettiği bu floarasan özellikle akvaryumlar için tasarlanmış olup akvaryumda fotosentez için idealdir.Işığın sıcaklığı: 10000 Kelvin.

Philips Agro-Lite: Philipsin ürettiğ bu floarasan bitkilerde fotosentezi arttıracak şekilde tasarlanmıştır.

Philips Daylight F40D: Daylight tipindeki bu florasan 6500 Kelvin derecesinde ışık üretmektedir. Işık Spektrumu bitkiler için uygundur.

Sylvania Gro-Lux: Sylvania tarafından üretilen bu lamba bitkiler için üretilmiştir. Ürettiği ışık pembe olup Işık Renderleme faktörü çok düşüktür.

Sylvania DaylightStar: 5000K sıcaklıkta güneş ışığı. Yalnız tek başına yetersiz olabilir. Özellikle 10000K’lik tropik ışık gerektiren bitkilerde.

Sylvania AquaStar: tam 10000K’lik olup, tropik dik açılı gün ışığını taklit eder. Deniz akvaryumlarında da kullanılır. Kırmızı ve Mavi renkler daha fazla.

Philips ColorTone 50 veya 75: Bütün renklerin dengeli bir şekilde üretildiği bu lamba 5000 Kelvin sıcaklığında ışık üretir.

General Elektrik de daylight tipinde florasan lambalar üretmektedir. Bu tip lambaları Türkiye’de bulunabileceğini düşünüyorum. Bunun yanında GE sadece bitki ve akvaryum için Plant Light ve Plant & Aquarium tipinde floarasanlar üretmektedir.

Dünyada sadece akvaryum için üretilmiş başka florasan lambalar bulunmaktadır. Fakat bunlar maalesef ülkemizde bulunmamaktadır.

Florasan lambalar belli bir kullanımdan sonra yaydıkları ışık miktarı azalır ve spektrumları değişir. Bu sebepten dolayı belli sürelerde (mesela 6 ayda 1 yılda bir) bu lambalar bozulmasa da değiştirilmelidir. Florasan lambalar genellikle akvaryumla gelen lamba apareyi ile birlikte kullanılmaktadır. Bu aparey bir reflektör (ışığı yansıtıcı) içermez. Bu sebepten dolayı lambanın yaydığı ışık azalmakta ve lambadan elde edilebilecek fayda azalmaktadır. Bu apareylerde her zaman yetersiz ampul yeri vardır. Eninde sonunda en uygun aydınlatma için yeni bir kapak ve reflektör temin edilmeli veya yapılmalıdır.

4) CIVA VE SODYUM BUHARLI LAMBALAR: Yüksek yoğunluklu deşarj tipi (HID) lambalardandır. Bu tür lambalar özellikle yüksek verimlerinden ve yüksek ışık şiddeti verebildiklerinden dolayı sokak lambalarında kullanılır. Yüksek sıcaklık yaymaları akvaryum suyunun sıcaklığının artmasına ve uygulama zorluğuna sebep olur. Su soğutucusu veya fan gerektirirler.

a) Cıva Buharlı Lambalar: Bu tür lambaların yaydığı ışık maviye yakın daylight tipi florasanın yaydığı ışığa benzer. Işık sprektrumu da çok az kırmızı ışık içerir. Ömürleri uzundur. İlk kurulum maliyetleri yüksektir. Lambaları pahalıdır. Cıva buharlı lamba yerine daylight tipi florasan kullanılması daha mantıklıdır.

b) Sodyum Buharlı Lambalar: Bu tip lambalar sarı ışık üretirler. Işık spektrumları fotsentezi desteleyecek yapıda değildir. Akvaryumda kullanılması tavsiye edilmez.

5) METAL HALIDE: Metal halide cıva ve sodyum buharlı lambalar gibi yüksek yoğunluklu deşarj tipi (HID) lambalardandır. Metal halide yüksek verimli ve uzun ömürlüdür. Yüksek sıcaklık yaydıkları için uygulamada dikkat edilmelidir. Fan veya su soğutucusu gerektirebilirler. Değişik güçlerde bulunabilirler. En az 5000 Kelvin sıcaklıkta ışık üreten metal halide lambalar kullanılması tavsiye edilir. (Mesela Philipsin 5K High Output Metal Halide) Işık renderleme faktörleri çok kötüdür. Akvaryumlarda 250 Wattın altında metal halide kullanılması tavsiye edilmez. (Işık sıcaklığı ve verimleri düşmektedir)

Uygulama Örnekleri ve Dikkat Edilecek Hususlar

Tekrar etmek gerekir ise akvaryum aydınlatmasında seçim yapılırken akvaryum boyutları özellikle derinliği, bitki ve balık türleri göz önünde tutulması gerekmektedir. Bunun yanında maddi olanaklar ve aylık ödenecek elektrik faturası da önemli bir husustur. Elektriğin kilowatt saati yaklaşık 0,20 TL civarıdır. Günde 12 saatten 500 wattlık bir Metal Halid Lamba ayda 12×0,5x30x0,20=36 TL (otuz altı TL) elektrik faturası ile karşılaşmanıza sebep olur.

Kullanılabilecek kombinasyonlar: Grolux veya aquaristic ile birlikte daylight ve bir kaç adet spot tip halojen kullanılarak bitki için yeterli aydınlatma yapılabilir. Kullanılacak adet ve güçler akvaryum boyutlarına göre deneysel olarak kolaylıkla bulunabilir. (Birer adet daylight ve grolux veya aquaristic için 2 adet halojen spot ve katları)

Daha az enerji tüketimi için daylight tipi florasanların yerine daylight tipi 6000-6500 kelvin eco light (energy saving) kompakt lambalar da kullanılabilir. Bu lambalar pahalı oldukları halde verimleri yüksek ve ballast, starter vb. gerektrirmekileri için uygulamaları kolaydır.

Bir adet 250 watt metal halide ve grolux ve aquaristic tipi akvaryum floarasanların kombinasyonları kullanılabilir. Akvaryumun genişliği ve derinliğine göre metal halide gücü ve florasanların adetleri arttırılabilir.

, , , , , , , , ile etiketlendi

Piranha AydinlatmaPiranha türü balıklardan besleyenlerin en büyük sorunlarından bir tanesi de IŞIK sorunu. Işığı açıyorsunuz, balıklar aptallaşıyor, oraya buraya vuruyor ve kendilerini kaybediyorlar. Sizde bunu görünce ışığı kapatıyorsunuz ve balıklarda buna alışıyor ki bu da YANLIŞ!!!

Işığı kuvvetli olarak açın ve balıklarınıza da saklanacak yerler yapın, akvaryumun camına vurun, elinizi akvaryuma sokun ve korkutabildiğiniz kadar korkutun aptallaşmış bu balıkları. Belki saatlerce saklandıkları yerlerden çıkmayacaklar, belki değişik değişik yüzecekler, renklerini atacaklar, akvaryum toz duman olacak ama pes etmek yok!!! Bu durumda balıklarınız anca bir kaç saat sonra yüzmeye başlayacaklar ve renklerini uzun süre almayacaklar ki bunlar korktuklarından oluyor. Onun için dekor yaparken kum seviyesini tutabildiğiniz kadar az tutun, bitkileride vantuzla tutturun ve düzenli dip çekerek balıklarınız kavga ettiklerinde havalanacak artıkları en aza indirin.

Balıkları duruma göre 3-4-5 gün aç bırakın ve ışığı 12-15 saat düzenli kullanın. Balıklarınız bu arada ortama alışmış ama hala stres içinde olacaklardır. Belki ikinci günde, belki daha sonra yem atsanız bile tepki vermeyeceklerdir. Bu durumda yemi geri alın ve beklemeye devam edin.

Artık balıklar acıkmış, çılgınlar gibi akvaryumda dolaşacak hale gelmiş olacaklar ve ışığı kesinlikle aldırmayacaklar. Atılan yeme ışıksız bir ortamda bile saldırmadıkları şekilde saldıracaklar, renkleri yavaş yavaş eski yhaline gelecektir. Bu yöntemden sonra yemlemeyi 3 günde bir yaparak balıklarınıza 2 hafta süre tanıyın ve bunları uygulayın. 2 hafta sonra balıklrınız birer canavar olacaklar, zaman zaman tekrar ışıktan korksalar bile eski hallerinden daha iyi olacaktır.

Sonuç olarak artık ışık açıkken bile dip çekebilir, camı silsenizde, cama vursanızda balıklarınız kaçmayacak hatta saldırıya geçeceklerdir. Ben camı mıknatısla silerken gelip iç taraftaki mıknatısa saldırıyorlar. Mıknatısı içine düşürürsem vay halime… Bu işlem 2 hafta veya en fazla 20 güne çıkarak sorun tamamen halledilmiş olacaktır.

Piranha & İlk Işık

Işık kullanımına ilk başladığınız andan itibaren iki hafta süreyle ışığı öğlen açıp gece yatarken kapatın. İlk gün balıklarınızı hiç rahatsız etmeyin. İki hafta sonunda ışığı akşam 8 sabah 8 saatleri arasında kullanın ve otomatik sistemle sabitleyin. Işığı ilk günlerde gündüz kullanmanız balıklarda strese yol açmayacaktır. Bunun nedeni öğlen saatlerinde akvaryum ve odanın aynı aydınlıkta olmasıdır. Akşam saatlerinde akvaryum odadan daha aydınlık olduğundan balıklar strese girip oradan oraya vururlar. Doğada her zaman aydınlık olmadığından akvaryumun bir köşesini karanlık bırakın. Işığın önüne kese kağıdı koyarak amazona yakın bir görüntü elde edebilirsiniz. Veya en etkili yöntem olarak da akvaryumda ışık kullanmayıp, odanın ışığıyla yetinirsiniz. Ama illaki ışık diyorsanız 7.5 watt’lık ampul kullanın.

Işık & Beslenme

Işık sistemine başlamadan bir gün önce balıklarınızı yemden kesin. Bu günden itibaren 4-5 günde yemlemeye başlayabilirsiniz. Balıklarınız ilk başlarda strese girip saatlerce hareketsiz kalacaklardır. Bu sizi korkutmasın ve asla pes etmeyin.

Bu yöntemler ile balıklarınızın eskisi gibi beslendiğini, odanın ışığını açınca ve akvaryuma yaklaştığınızda korkmadıklarını hatta size saldırmalarına şahit olacaksınız. Tek yapmanız gereken biraz sabretmeniz.

, , , , , ile etiketlendi
, , , ile etiketlendi
, , , , ile etiketlendi